2
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
1014
Okunma
Bütün puslar vu kör kuğuların
ötüşleri dağilıp gidiyor,
parmak uçlarımın köpüğünden..
Gecenin kadife siyahının
boşluğuna düşer gibiyim
beyaz sıcak kökler salarak;
yeni bir deliliğin akla yakın sınırında...
Ve eksi olan herşeyle birlikte
ölüm için,
siyah bir gece ile bir rüya fotoğrafı kalıyor
küllerimden
gece ile gündüzün
dün ile yarının;
en üst boşluğuna...
Yitik bir bedenin peşinde,
kendi ölümünün ötesine açılıyor pencereler.
Tıpkı,
gecenin o baştan çıkarıcı gri kokusu
geçiyor gibi;
kendi kirpiklerinin birbirine değdiği,
sözsüz ve zamansız
ses kırıklarının arasından...
Kaderin dikey nehirlerinde,
sessizliğin sesiyle durup kabartıyor
bütün örtüleri ölüm..
Saralı sözcüklerin külünden doğdu,
kalemimin bu yeni sesi.
Yıllarca kimsenin okuyamadığı,
intihar ve cinnetimdi;
sayfalarımdan taşan..
Her gece de,
her kalp te,
buzuldan kelimelerdi gizlice buluştuğum.
Bir elemdi bütün yüzlerde,
ezelden ebede akıp giden.
Başucumda ise
baştan sona silüeti....
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.