6
Yorum
3
Beğeni
4,9
Puan
1099
Okunma

Hangi Günün Yüzyılı
Sancısını yaşıyorsun kaç zamandır
Yeni bir güne sevinçle başlamanın
Yoluna ışık tutan sözcükler
Var mı o günün ışıltılı kanatlarında
Rüzgara dost olan soluklar var mı
Altını çize çize soruyorsun nedense
Ki hep aldatılmış olduğun kendine
Adın çoktan çocuğa çıkmış oysa
Çoktan anlaşılmaz olmuşsun
Şu güzel ömrünün tam ortasında
Kuşları sora sora düşen yapraklara
Ey çılgın
Kanadı kırık her kuşa
Kanat olmaktan yorulmuşsun
Bulutları çarpışa çarpışa yorgun
Bir gökyüzüdür artık gülüşün
Adnan Yücel
Ne bir diz buldum
Hüznümü yaslayacak,
Ne de bir şefkat gördüm
Acımı okşayacak.
Kanatlarım elbet vardı,
Yerlerinden, hunharca
Koparılmasaydı.
Ve uçacak bolca cesaretim..
Son sapandan seken taş,
Başımı gövdemden ayırmasaydı.
Hangi kanat olmaktan bahsettin
Şair!!!
Bu şiir bana çok yabancı.
Omuz olmaktan,
Diz olmaktan,
Kanat olmaktan,
Kanayan olmaktan,
Yaşatmaktan..
Ben de yoruldum be usta,
Yoruldum yaşamaktan.
Bu kadar yorgun olmasaydım,
Belki bir protezim bile olurdu
Kimbilir/...
Ölümün sancısı düşmeseydi
Umudun yarınlarına
Yazdırdın be usta
şiirin "ş"sinden bile anlamayana.
Not: Adnan Yücelin :Hangi Günün Yüzyılı isimli şiirine göndermedir.
Dil-ruba Emine Genç 9 Aralık 2012 Pazar / 09:20
5.0
86% (6)
4.0
14% (1)