4
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
1586
Okunma
Haydar paşadan başladım
kara bahttan kurtulmaya
Geminin güvertesinden
Marmara’nın dehlizlerine ölmüş çocukluğumu bıraktım batsın
Dalga kıranı yuva edinmiş karabataklara verdim
denize her dalışında çocuklumun katilini boğsunlar
Gemiye uçarak eşlik eden martılara
simit yerine hiçliğimi attım
Gemilerin ağırlığıyla parçalanmış iskele lastiklerini söküp
görmek istemediklerimi gösteren gözlerimi bağladım
Galata köprüsüne karabataklar gibi sıralanmış balıkçılara bıraktım
kanayan özlemlerimi cime etsinler oltalarına
Köprü boyunca tezgâh açmış mülteci kızılderili ve zencilere
içimdeki boşluğu verdim kimliksiz ülke edinsinler kendilerine
Eminönü’nden Sultanahmet’e akın akın giden ecnebilerin meraklı bakışlarına
tarihsiz yazısız geçmişimi odak noktası yaptım dünyanın dört bir yanında yazıya geçsinler
Galata genelevindeki fahişelere yarınlarımın vesikasını verdim
İstiklal boyu sağlı sollu sıralanmış sokak müzisyenlerinin keselerine
açılmamış hülyalarımı bıraktım satıp karşılığında zeytin peynir eder belki
Kadıköy rıhtımdaki sokak yosmalarına
inşaattaki bankanın kapısında yatan kimsesize
içimde yıllardır beklettiğim yar sevgisini verdim ayaz gecelerde ısınsınlar
Amaçsız hedefsiz nedensiz milyonlarca insanın
ikircikli hayat akışlarına linç ettirdim nedenlerimi
Gün bitti içimdekiler bitmedi
virüs olup benliğime yayılmış yalnızlık yine benimle
Erdem Uçan./29.09.12
5.0
100% (8)