1
Yorum
5
Beğeni
0,0
Puan
1340
Okunma
ağırlaşıyor...
ağzımda çevirirken sigarayı
yağmur emmiş sunta gibi dudaklarım
eti koparılmış coğrafyalarda yaşadım
ne bir şehir
ne de bir sokağım oldu
senden sonra
taştım kendime
yağmur sonrası çektim toprağı
çamur oldum
yuvarlandı aşk elinde levha
kadife coğrafyalarda yaşadım
ne bir semt
ne de bir mahallede geçti adım
.. sonra
ışıklar kapattım
buz gibi floresan aydınlığı belki
en güzel kaldırım hastane koridoru
yoğun bakım kapısında
büyük şehirlerde yaşadım
yüze çarpan kör sinek gibi
basitti ölüm
yüzünden göğsüne düşen gözlerim gibi
tutamıyorum ayaklarını
geçiyor ağustos.
Last request