2
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1187
Okunma
Siyaha bürünmüş yine ufuk çizgisi.
Ve bir şeyler saklamış ince gövdesine.
Sen kadar güzel ve pervasız,
Ben kadar çirkin ve âşık bir şeyler
Bu gece.
Ve bir el uzanmış
Alacakaranlığı aralayan.
Göğsümden kalbimi sökmek için;
Çatlak, nasırlı, yaşlı bir el…
Kendi ellerimle vermişim kalbimi ona.
- Kurtar beni bu aşktan ihtiyar!
Kırmızıya bürünmüş yine gözlerim.
Birkaç aşk kaçmış beyaz olan tüm yerine.
Sen kadar acıtan ve acımasız,
Ben kadar çirkin ve âşık bir şeyler
Bu gece.
Ve bir kahkaha patlamış
Aşkın en ciddi yerinde.
Tüm yüzlerin kızarması ve çekingen tebessümün…
Bırakmışım kendimi onlara.
- Sen de âşık oldun mu ihtiyar?
Beyaz bir şeylere dokunmak istiyor parmak uçlarım.
Beyazı hissetmek ellerimde.
Ama cismimi çevrelemeye kararlı
Sen kadar siyah ve sevgisiz,
Ben kadar çirkin ve âşık bir şeyler
Bu gece.
Gecenin rengi siyah, sen siyah;
Sevmek beyaz.
Zaten hiçbir beyazın gücü yetmemiştir
Siyahı tamamen kapatmaya.
- Söylesene ihtiyar; siyah, renk mi yoksa renksizlik mi?
Ben en çok siyahı sevdim yine de.
Seni ve geceyi. Bir de sevmeyişini.
Siyahı sevmek zor elbet.
Renksizliği… Olmayan bir şeyi, seni.
Ama canımı yakmadan salmamaya kararlı
Sen kadar soyut ve imgesel,
Ben kadar çirkin ve âşık bir şeyler
Bu gece.
Siyaha doğru yol alıyor cismim yavaşça
Ve yaklaştıkça beyazlaşıyor gariptir ki.
Eriyorum ince ince.
Ateş yakınında bir buz, çaya atılan şeker gibi.
Beyazın eriyişi…
- Sen hiç siyahı sevdin mi ihtiyar?
Tahsin Bağcıvan
29.09.12|21.09
5.0
100% (2)