2
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1287
Okunma

Bir İstanbul akşamı başlarında
Yine hüzünlü eylül ayı ortasında
Sararıyor ağaçların yaprakları
Yakın düşmesi mevsim sonlarında
Renklerin ahengini verse de tonları
Düştü düşecek kara toprağa dalları
Yaz boyunca masal tadında yaşadı
Sardı kalkan oldu onca sıcaklara
Gölgesinde barındırmada mı aşıkları
Geçti zaman kapıya dayandı hazan
Bulutların gölegesi koruyor başımı
Tütünün külleriyle dolmuş tablam
Sigaramın dumanı kaplıyor odamı
Mecalsizim kalkamadım masamdan
İçimde büyüttüğüm çiçeklerim solgun
Hani goncayken koparılmışlar dalından
Bakıvermişsin yeşermiş umutlarım
Sevdanın yeli değil di esen başımdan
Arzularımın rüzgarı esti de geçti gitti
Acı tatlı anılar oldu bize geride kalan
Kulağımda çığlık çığlığa bir arya sesi
Tanımadığım bir ses vuruyor notadan
Akıntıya kürek çekiyorum sanki
Pusulam gönlüme bağımsız aklımdan
Hani isyanımın aykırılığı yormuş ta beni
Kan damlıyor bazen yırtık sayfamdan
Eylülün hüznü bırakmış sabaha yerini
Ben miydim yine geceden arta kalan
Geç kaldım gaflet uykum bölünmedi
Karşılayamadım sabahı eylül akşamından
BİRGÜL AL 17-09-2012
İSTANBUL
5.0
100% (2)