12
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
3830
Okunma

16 mayıs 1991 sabahı evde eşiyle çocuğuyla vedalaşıp göreve giden üç yiğit polis evladımız, Zeytinburnu’nda otoyla gezerlerken hain soysuzlar tarafından pusuya düşürülürler ve olay yerinde Şehit olurlar. Şehadetleri esnasında saat yirmiikikırkbeş idi. Bütün Şehitlerimizin ruhları şad, kabirleri nur, mekanları cennet olsun inşallah.
Damın ardına pustular
Beni görünce sustular
Soysuzluğu kusar gibi
Üstüme mermi kustular
Cadde ve meydanlarda kırk haramiler şenliği
Ben, terkedilmiş sokaklar kadar yalnızım
Bir elimde kalem, bir elimde kefen
Bir nefesim hayat, bir nefesim ölüm
Ben, yarı bendeyim, yarı hedefte
Ahh, düşman hep bildiğim düşman ya, neylersin...
Namluya sürülmüş kahır mermisi gibiyim
ve yüreğim tetiktedir.
Caddelerden sefil kuklaların ayak sesleri gelir
Kan renginde elleri ve gözleri ölüm renginde
Onlarda zaman ölüme ayarlıdır
İnsanlarsa bundan habersiz.
Sen ağlama garip anam
Sen ağlama bahtı karam
Sen ağlama nazlı balam
Sen ağlama ooooyy...
Mevsim bahar, vakit gece ve yer İstanbul
Sevda renkli geceden ölüm alevleri yükselir.
(tırrrak tak tak tak)
Kahrolası bu ses..!
Saat yirmiikikırkbeş ve çiğnendikçe can çekişti toprak;
İNNA LİLLAH VE İNNA İLEYHİ RACİUN...
Nur taneleri okşadı kan lekeli üniformaları
Öpülesi alınlarda şehadet çiçekleri açtı beyaz ve kırmızı
Gecenin mavi eteklerine sıçrayan Şehit kanları zamanı durdurdu
ve zaman durdu;
Tarih onaltı mayıs bindokuzyüz doksanbir
ve saat yirmiikikırkbeş
Nutuklara gömdüler beni, NUTUKLARA GÖMDÜLER BENİ!
Şehit anası ağlamaz
Yas tutmaz, kara bağlamaz
Sen ağlama sevgili yar;
EŞKİYA DEVLET OLAMAZ!!!!!!!!!!!
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.