2
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
1536
Okunma

Cüneyd-i Bağdadi hasta olmuştu,
Gözleri ağrıyıp dertle dolmuştu.
Dostları tabibe haber salmıştı,
Şifa için geldi gönül ehline.
Hristiyan tabipti gelen o kişi,
Muayene etti Cüneyd gözünü.
Dedi su değmesin, geçer yarası,
Bırakma gözünü, kıymetli onu.
Şaşırdı Cüneyd’in gönlü bu söze,
Abdest nasıl alınmaz akan suyla?
Namazım kıymetli benim canımdan,
Döndü yine Rabb’in güzel yoluna.
Abdestini aldı büyük veli de,
Yatsı namazını kıldı huşuyla.
Gözündeki ağrı geçti o anda,
Rahmet tecelli etti gönlünde.
Uyudu birazcık köşe minderinde,
Uyandı ağrılar yoktu gözünde.
Bir nida duyuldu gaip sesinden,
Şifa verdik sana Cüneyd denildi.
Sabah geldi yine nasrani tabip,
Görünce hayrete düştü şaşırıp.
Dedi nasıl oldu, iyileşmiş gözün,
Böyle bir şifayı görmedim bugün.
Cüneyd anlattı ki hakikat budur,
Asıl körlük kalpte olan kusurdur.
Gözüm değil benim hasta olan yer,
İman nuru gönlü aydınlatır.
Hüdayî der: gönül gözü açılsın,
Hak yolunda her kul daim bulunsun.
Gerçek şifa iman ile gelsin,
Asıl hasta olan nefsimmiş benim.
17.07.2012//KIRIKKALE
HİDAYET DOĞAN OSMANOĞLU
TC.KÜL.BAK.HALK ŞAİRİ
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.