62
Yorum
33
Beğeni
0,0
Puan
3995
Okunma


Ne günlere kaldık ey Gazi Hünkâr? Katır mühürdar oldu eşşek hükümdar.
Ziya Paşa
Söylesin lütfen bilen neler oluyor böyle?
Çıraklar ustayım der gerçek ustalar çırak.
Edebiyat tatilde yağcıysan buyur şöyle,
Şeytan diyor meydanı çekil bunlara bırak.
Aklı zayi olanlar bilgeyi taşlıyorlar,
Gerçekler karanlıkta perde inmiş gözlere.
İki lafın birine öğütle başlıyorlar.
Yaptıkları benzemez sarf edilen sözlere.
Kötüler kenetlenmiş iyiler kötülenir,
Doğruluk grev yapmış yalanın tekelinde.
Buruşuk fikirlerle kafalar ütülenir,
Küçük dağlar yaratır marifeti dilinde.
Kalemler rafa kalktı kağıtlar lime lime,
Emekliye ayrıldı dinleniyor kelime.
Bu aralar it izi at izine karıştı,
Özellikle dökülür ortaya bütün sırlar.
Zincirini kıranlar ısırmaya yarıştı,
Susturmak mümkün değil mütemadiyen hırlar.
Salyaları akarak av ararlar sürekli,
Ellerine geçeni yaralayıp gezerler.
Çıkmıyor hadlerini bildirecek yürekli.
Sesini yükselteni karalayıp gezerler.
Dün dostunum diyenler bu gün azılı düşman,
Tahammül mü kalmadı onurlu dik duruşa?
Darbe üstüne darbe sırtını dönen pişman,
Bu kadar kolay mıdır satılmak üç kuruşa?
İhtiyaç hasıl oldu artık aklı selime,
Rol yapacak oyuncu kalmayacak filime.
Bazıları sahnede başrolde gerdan kırar,
Kimse sormaz kardeşim bunun burda işi ne?
İki satır karalar yağcılarını arar,
Ahbap çavuş misali millet düşer peşine.
Böyle öğrenmedik biz önce emek dediler,
Çalışmaktan kimseye bir nazar atamadık.
Toplanarak deveyi hamuduyla yediler,
Kenardan parça kapıp yan gelip yatamadık.
Utanmadan fitneyle kuyumuzu kazdılar,
Tenekeyi sobacı, altını sarraf bilir.
Yüzlerinden maskeler açıldıkça azdılar,
Elbet bir gün sahnede bize de sıra gelir.
Sükût altındır derler kilit vurdum dilime,
Bu komedi bitmezse kalem yasak elime.
Yıldız TOKSÖZ
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.