2
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1110
Okunma

Zamanın hücresinde hapis olan ruhumun
İnlemeleri vurur saatler durduğunda
Yırtılır bakışlardan
Kahverengi pişmanlık
Yıkanır sadakatin mührü cam musallada
Esmer ihanet kalır
Kahve bakışlarında
Yelkovanın sırtına vurulan yük misali
Taşıyorum derdimi dermanın kalesine
İçimi doldururken şehrin zehir kokusu
Terk edip hayalleri bir sokağın başında
Kafamda pusu kurmuş
Türlü tüylü şeytanlar
Yüreğim taş öğüten değirmene dönmüşken
İnatla uçuşuyor başımda yusufçuklar
Sarıdan geçtiğimden mi
Bu mavi yıkılışım
Kaldırımlar taşırken yükünü ayrılığın
Zaman değil mi örten acıları eliyle
Süleymaniye gibi buluta dokunuşum
Derdimin yücelttiği derman minarelerde
Keskin bakışlarına benzer kılıç gölgesi
Kaderin tunç eliyle
Dökülür saatlerden
Kurşun kaplara vakit
Küflenen anılardan silik suretler kalır
Değişir hayallerin elbisesi usulca
Ağulu bakışların eritir umutları
5.0
100% (1)