6
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
1207
Okunma

Suyu dipsiz uçurumlara akıyorken
Düşlemek yasaklı doğan bir bent
Gecenin ortasına gölgeleri düşüren
Ten kokusunun yokluğu gibi terk edilmiş bir semt
Yürüyorum
Saf bir ayna nasıl kırılırsa seyrine
Ruhumu kör matlıkların cinayetinde
Aşılmış dalgakıran gibi görüyorum
Yenilgi bu olsa gerek
Devrilen siyah beyaz piyano tuşlarının
Notalarını toplamak devrim sancılarında
Değişmiyor oysa ki hiçbir lisan
Parmak uçları kesik piyanistler gibi
Suskunluğa savrulan insanlar biliyorum
Ki hep bir sonbahardır, sonbaharını anlatan sessizliklerde
Çığlığa koşan göç yolları misali
Geri dönen çocuklarla bulunmayı bekliyorum,
Bekliyorum
Dönmeyecekler biliyorum
Gözyaşlarını öpen
Martılarla konuşuyorum sadece
Onlarda yoklar gökyüzüyle,
Değişmeyen tek nakarat gibi
Renkler ve hayat tekrar dirilecek, diliyorum
Tanrıya yakarış
Onurlu bir dilenme gibi görünüyor
Ruhumu al
Bin aşığa
Bin sanatçıya
Bin çocuğa geri ver mutlu hikâyelerini, diliyorum
Ruhumu al
Bin küslük
Bir savaş
Bin açlığa engel ol, diliyorum
Birçok duadan daha anlamlı gelse de şafak suskularında
Ruhum o kadar eder mi bilmiyorum
Kimilerine göre bir odun bile olamam cehennemde
Kimilerine göre hala tabiata anlatılan çokça mucizenin içinde
Cahil bir yağmur damlasıyım
Kibirle savunulur mu çöl ortasındaki seraplar
Seraplar kaç yüzyıl yaşar çölünün alışılmış zehirli vaha kuyularında
İçtikçe arınır mıyım bu yankılardan sorgulamıyorum
Sadece
Renkler ve hayat bedelsiz olmalıydı insana
Çocuklara / bu korkularla ne kadar beslenir özgürlük bilmiyorum
Bekliyorum
Üzerimden geçecek bir zaman gibi
Bekliyorum
...
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.