2
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
1092
Okunma
tanbul’da İstanbul’u düşündüm Galata kulesinde
Eminönü balıkçıları önünde
Hangi yana dönsem tufanı gördüm her bir insanın yüzünde
Akbabalar gibi leşi ganimet edip tükenircesine tüketiyorlar
Seyyarı, dilencisi, eşrafı hepsi merdiven altı, kalmamış ne aslı ne de astarı
Fatih’in Gemileri karadan yürüterek ilhak ettiği İstanbul, birbirine bindirmeli
Galata köprüsü yaya geçişi, dilenci ödemeli
Sultanahmette sultan’ın sultasını arayan ecnebiler,ölümsüzlüğün peşindeler
Gülhane parkı içinde, kimi iş peşinde kimi dişi
Farkında değil kimse, ne bi simitçi ne bi özel bekçi
Nazımın ceviz ağacı, geçmişi gibi şimdi de hala saklı
Beylerbeyi yalıboyu boğaz boyu içinde insan soyu
Dipten akar, aşağıdan yukarıya marmaranın suyu
İçine girer yakamozların göz kamaştırıcı ışığı
Ümraniye boylu boyu gecekondu dolu içinde insan soyu
İçine çekilmiş kaçak devlet elektriği göz karartır ele verince yakayı
Beyoğlu’nda istiklal caddesi tıpkı bi kanalizasyon borusu, yekpare camekândan
Kutsal *ok böcekleri, bu kanalizasyonun simgesi olmuş, her gün doğuyorlar doğan güne
Sahipsiz sokak çalgıcılarının bi günde topladığı para
önünde durduğu mekânların içindeki insanların içtiği bi kahveyse,
orası bi kanalizasyondur
Geceden kalmış bi sokak kadını kutsal kilisenin önünde
gidebileceği tek yer dün gece üstünden geçildiği üstüne işediği yerse,
orası kanalizasyondur
Ellenen ile elleyenin birbirini yok saydığı bi yer,
ancak kanalizasyondur
İçinde para yüzen kale, şato, saray yavrusu kasr;
dışında duvarın dibinde karton üstünde yatan yalnız bi aşağıya tırmanan
gerçek bi kanalizasyon
Nazımın dediği gibi koparmış ipini elbet, yalnız eski kayıklar gibi değil
Yaşam kordonunu koparmış bi cenin gibi yüzer, Avrasya’nın rahminde İstanbul !! Erdem Uçan./ 25.05.12
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.