1
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1201
Okunma

Üsküdar sahilde simitle kahvaltıda
Kız kulesi çay ısmarlar
Martılar şiir açar kanat kanat
Bir feribot selam durur haliç semalarına
Selimiye’de ezan sesleriyle içtimada yüreğim
Boyacı çocuk gökyüzünü boyar uçurtmalarına
Boğaziçi telaşla çocuk geçirir karşı kıyıya
Ben alın teriyim işçinin emeğinde
Ayazda rakı nefesliyle yürürüm yaşama
Hakkı bilip emek biçer soluğum
Başımda kızgın güneş, ellerim toprak işler
Gün döner tenim yanar bedenim ışıldar
Güçlü ümidin hasretiyle sevginin sesiyle
Marmara’nın eteğinde mini karalar oynaşır
Vapurlar hasret taşır adalardan haydar paşaya
Hayal kahvesinde sana âşık bir şair
Çamlıca ya gül(ü)verir yarası her kanadığında
Ne büyüydü kara sevdana bağlanırken İstanbul
Ki kutsal kitaplar bile bozamadı büyüsünü gizemin
Yere batan zindanımda ağırladım seni
Yüreğime vurduğum mührü kim söktü
Sana küsüm girdabı büyük İstanbul
Tehlikelisin ama çok seviyorum seni
Her gün gemiler dolusu Hugo’nun sefillerini yutarsın
Dostoywski’yi an(la)ma dan suç ve ceza’sıyla yargılarsın
Söyle şimdi nasıl terk edeyim sen azat etmeden
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.