8
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
2451
Okunma

Dokunsam çoğalır sızılarım
Ellerim kan revan
ve bir deprem öncesi telaş içindeyim
Susmak istemiyorum
Viran olmuş zamanların sevdasıyla
Haramiler uğradı bu şehre
Tadılmadık zulüm bırakılmadı
ve yaşanmamış cehennem
Neredeydiniz siz efendiler
Sussam bir daha açılmaz dilim
Şair; sussam dudaklarım kanar demişti
Benden size, içimden-
En çok da kocaman bir suss! geçer
Biliyorum, susmak en büyük pusudur
Geceydi
Elif elif azalıyordu sızılarım
Başladığı yerden olmasa da
Bitecekti elbette leyl
Anladım
Aziz olmak
Kuyulardan, zindanlardan geçmektedir.
Yıllanmış yalanlar diyarında
Usandım aynı rüyalara uyanmaktan
En kutsal Kelam üstüne
Tâhâ ve Yâsin üstüne
Yemin olsun ki
Artık temize çekiyorum yollarımı
Kaç yüz yıl önce ekilmişti kirli tohumlar
Anladım; içimizden çürümüşüz
Veyl olsun Kör ve Sağıra!..
Sona bir mehdi türküsüyle uyanıvermek
Dumansız ateşleri susturmak adına
ve altın kâsede sunulan kutsal şaraba
Yere ve onu döşeyene andolsun
Araftayım
Kalbimde kıpır kıpır inşirah huzmesi
Diriliyorum
Kendi yalnızlığımda yüzerken
Bir Muhyiddin diliyle irkilir kelimelerim;
Taptıklarınız ayağımın altında diye
Şama giden kervanlara katılıp
Üçyüz yıl sonra gelen
Sultan Selimi dinlemeliyim
Kapılar açık
Kapılar nurdan
Yol sonsuzluğun sahibine
Zaman felekten bir musiki
Vatan-ı aslî, birkaç adım ötedeymiş
Gözlerimi kapasam
Kim tutar kimsesizliğimin elinden
Bütün varların yokunda
Varı var eden, yoku yok eden Rahmana
Ve nuruyla karanlığı delen yıldızlara, andolsun.
Dinmeyi bekleyen sızılar taşıyorum
Manidar bir gece oluyor ağrılarım
Haram bakışların uzağında
Artık sonsuz huzur peşindeyim
Kimse yalnız değil biliyorum
Her şeye anlam katan ellerle
Sana sığınıyorum Rabbim
Şifa veren sensin
Nimet veren sen
Sen el-Kerim, sen er-Rahim
Eli kopmuş insan
ve nisyan hamuruyla yoğrulan benim.
Yediler hatrına Rabbim
Güneşi sırtlayan Hira Nur hatrına
Mim aşkına Rabbim
En ince yerimizden kopmadan
Nefes nefes inşirah ver yüreklerimize.
Avareyim
Yıkık bir şehrin gözyaşları arasında
Solmuş, belki siyah-beyaz
Belki görülmemiş bir rüya
ve bir resim gibiyim
Göklerin seyrinden bana hazan düşer
Dokunmayın, ben hüzzamlı şairim
ve şairler
En çok kendini ağlar.
Harf harf bölünüyor karanlıklar
Yol verin kendinize
Karamsar şair
Güneşe göç var da kalan biz miyiz demişti
Güneşi biz yitirmişsek
Nereye göçebilirdik öyle
Yine de seni iyi bilirdik şairim
Rahmana
Ve geçip giderken, geceye
Güneşe ve onun aydınlığına
Andolsun.
Zafer ŞIK
TPAO 2. Penceremden Düşler Şiir Yarışması 2.lik Ödülü (2012)
5.0
100% (12)