0
Yorum
0
Beğeni
4,0
Puan
771
Okunma
sıcak rahminden
dünyayı doğururken evren
kaosun ortasında ışıkla dansediyordu
tanrının sahnesinde
dünya karanlık ve soğuktu
doğumun tabiatına aykırı
gün ve gece birbirine yabancıydı
herşey kendi özüyle kendine gebeydi
yoksulluğun ve varsıllığın perdesi
aynı kalınlıktaydı
varoluşun buz tutmuş
çıplak gövdesine dolanırken
iyiliğin çocuk elleri
kötülüğün dokunuşlarıyla
kirlenmemişti henüz
ve henüz küllenmemişti hiçbir ateş
yol tekti
esmer teninde hayatın
iz bıraktığı
tanrının oğulları ve
tanrıçanın kızları tan vaktinde
vaftiz etmişlerdi
kendilerini ve hayatı
birbirlerinin nehirlerinde
rivayet edilir aşktı o
tanrının yeryüzüne dağıttığı
parçalarını birleştirme arayışıydı
gül bahçesinde
bir Şahmeran’dı herbiri
zaman tanrısının
küçük zehirli yılancıkları
derin uykulardaydı
dikenli çalılar
gün yükselirken
boyvermişti
çoğalan patikaların kenarlarında
ve çekip gitmişti Şahmeran
"tüy hafifliğinde ayaklarla" üzerlerinden
yeni açılan tarihin kapılarında
ardında hiç bilinmeyecek
bir masal bırakarak
bir oyundu belki herşey
tanrının provasız oynattığı
sonsuz bir oyun
nice oğulun ve kızın
kanarak
kanatarak
ve kanayarak oynadığı
karanlıklarına Şahmeran’ın ışığını gömüp...
MÜJGAN KARAKILIÇ- 2009
İZMİR
4.0
100% (1)