4
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1041
Okunma

Kaybolmuşum karanlığın gizeminde
Sır olup örtünmüşüm üstüme siyahı
Yenilmişim hüznüne hayatın ekilmişim en kurak toprağına
Umut bahçesinin
Bir ömür açmamaya hapsedilmişim
Hüzün ırzına geçmiş umutlarımın
Atılmışım fahişe bir toprak parçasına solgun bir zaman aralığında
Koşmuş yorulmuşum varlığının umuduyla
Yokluğunun biadında
Sövüp sövüp azalmışım hayalinin karşısında
Gece pus olmuş çökmüşken omuzlarıma
İt olmuşum taşımışım geceyi sırtımda
Karanlık bu denli tepinirken bedenimin ırzında
Ruhum hala ayak izlerinin semasında
Alınmış verilmişim kendimden habersiz bu pazarda
Sonsuzdan önce sonsuzdan sonra
Oturmuş izlemişim anlamsızlığın dipsiz kucağında
Eti buyun kemiği şuyun manasızlığında…
Put olup kapanmışım tek bir çığlığına
Duyup duyup ölmüşüm hep ilk dakikamda
‘’bekleme gelen yok’’ fısıltısının keskin doğruluğunda…
EYLÜL 2010
5.0
100% (2)