1
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1179
Okunma

Ne yana baksam soğuk ve gri
Alınma ama ne varsa bir ölünün göklere tırmanmaya kararsız
Eşikte kalmış ruhu gibi…
Hala sende midir acaba gizemi yalnızlığın?
Bu kaçıncı sonbahar kucağımda ağlayan?
Kime baksam umuttan sırılsıklam kime dokunsam kalbinden kanayan
Yaralı bir şehri taşıyorum sanki omuzlarımda
Yüzümde hala o ilkbahar gülümseyiş avunmaktan yorulan…
Bir kasım daha can verir ellerimde sonra
Sığınırım yine aralığına ömrümün
Kavuşların sonudur bu bilirsin kucaklaşmaların en soğuğu…
Ahmed Arif’in ruhunu sarartsada aralık
İlk adımımdır benim bilinmezden kıyıya
İlk pencerem, doğuşum bu dipsiz kuyuya
Alınma ama usta sanada anlatamamışsa derdini bu bulutlar
Kim hak ediyor ıslanmayı bu sağanakta
Dar gelir..dar geliyor artık bu mevsime bu iklim
Yitik bir şair sanrılığı upuzun ilindiğim…
Kanımda yirmi dört saat şeytan mesaisi
Sen ! ağzındaki yalnızlığa her gece günah silkindiğim
Şimdi söyle bana var gücünle elindekileri
Düşlerimde kaybolsam yine korkmadan
Mavi kıyılarına vurur muyum hala ?
Yine mi demir alır bu deniz bu kıyıdan
Alnımın soğuğuyla uzunca kalakalır mıyım yine yoksa?
Yalanlarımı giyinsem yine sıkılmadan
Açar mısın o paslı kapıyı tek seferde
Yine mi dalarım yoksa o soğuktan umutsuz, sonsuz uykuya…
Bir mum ışığı kadar yorgun ve uysalım artık
Hani şöyle üflesen ağlayacak gibi
Ne yana baksam soğuk ve gri kapında
Ne yana baksam herkes etten kemikten sen
Hala…
ARALIK 2011
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.