4
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1492
Okunma

Yokluğu içime çöken hüzünlerin en acısı
Sinemde saklarım gözyaşlarımı
Bütün gözyaşları tuzlu akarmış
Yaram sinemdeydi benim
Gözler de sel coşkun ırmaklar gibi çağıldarken
Hırçın dalgalar kırılır sahilinde durulurdum
Hasretin çığlığı mazinin derinliklerinden sızar
Umut kırıklıkları uhdeler
Özlemin tüter yanık bağrımda
Küçük bir kız çocuğu edasıyla
Mahcubiyet, mahsunluk
Kısık bakışlarımda
Hakikat
Boğazımda düğümlenirsin zor yutkunurum
Köhnemiş düşler çıkıyor hala karşıma
Ürküyorum
Karanlık gölgeler kabuslar
Elem ve ölüm
Nedir bu öfke
Nerede çözüm
Benim yüreğim ateşlerde
İsyan mı bu yaşama
Ezberledim acıları öperim alnından her dem
Bilseydim zamanın amansız gidişini
Durdururdum saatleri yırtardım takvimleri
Elimden gelseydi
Ven ben
Meydan okurdum mevsimlere
Direnirdim yıllara
Dilerdim ki
Bu duygu anaforlarım azad
Yanar dağlar gibi ruhum, sezemezler
Kim bilir; beni benden özge
Canımın sahibi;
Kalbimin atışı
Umudum hep sen
Mor dağların ressamı
Kurumuş topraklarda gül bitiren
Bak ben zerreyim aciz
Hani şu hesapsız kaymalarım var ya
Beni hep kapına getiren
Ruhumun kapılarıda senin elinde
Ilık ılık huzur akıt tebessüm ile bu fakire
5.0
100% (2)