27
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
2764
Okunma

ağlama ay ışığında
kirpiğin ıslanmasın sakın
geceler taşıyacak fişeklenmiş
gözlerimi sana
tüketme umutlarını ayırma
bakışlarını semadan
bir hilalim ayın on dördünde
asılıp yıldızlarda sallanan
bükme boynunu çekme ölüm ilmeğini
koparttırma bana dişlerimle gökkuşağını
dökülmesin umutların ufukta
gün batımında kızıla
bir gece avucuna bırakırım
uçsuz bucaksız mavilikleri
daldıkça denizlere yansıyan şavkıyla gök kubbene
dolunaya dolanan
bembeyaz bir uçurtma olacağım belki de
kuşlara takılıp gelemesem de
onlar muştulayacaklar
kıracağım özlem prangalarını
sevdana çıkan yollara günahlar işlense de
gelmez miyim
müebbet hüküm giyeceğim gül tenine
hücrelerine yağmurlar yağacak
başak saçlarında güneşler yanacak
yüreğim yüreğinde volta atacak
çakmaz mıyım dağlara o gün sensizliği
çaresiz kalmayacak bedenim
ölüm de olsa bitirecek bu hasretliği
mavzer olup patlasa da yüreğim
yine de sana kavuşmadan akıtmam bir
damla kanımı
martıların çığlıklarında duyuyorum serzenişlerini
kurşun sesi gibi dalgalar taşıyor sessiz isyanlarını
aşacağız kızıl yelkenlerle
mor okyanusları
çıldırmışken sensizlikten nefessiz
yemyeşil düşlerimde bir fidanı yeşertiyorum
seninle çınar oluyor beton
yığınlı mahkûmiyetliğim de
diz çöküyorum mühürlü
hürriyetliğim de
tertemiz havayı çekiyorum
ciğerlerime
yosun tutan hücrede düşlüyorum
ve
çınarlaşan fidanı ellerinde
ülkem gibi seviyorum seni
savaşıp kazanılacak kutsallık kadar
........
Azze
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.