4
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
987
Okunma
Bahar yeniden doğdu, sıcağı beni sardı,
Urbası bedenine teninden daha dardı,
Yanımda öyle güzel, azgın bir peri vardı,
Uçuyordu neşeden, öyle havalanmıştı,
Reformu çoktan yapmış, zevklere dadanmıştı.
Başında spor şapka, sanki tenis maçında,
Ayaküstüne kadar ince bir tayt kıcında,
Hızmalı yüze düşen zülüfler süs saçında,
Armut piş ağzıma düş denecek bir yaştaydı,
Raksetiyordu dersin, her tarafı boştaydı.
Demetlenip sarılmış, iki renkten bir çiçek,
Elimde aşk badesi, bir yudumluk içecek,
Sarhoş olmuş içmeden kucağıma düşecek,
Ehlileşmiş haliyle bedenini meyledi,
Mezeleriyle ezip beni sarhoş eyledi.
Gülerken gamzeleri süslüyor yüzlerini,
Ülfetimle belli ki ısıtmış bezlerini,
Zerk eder bedenime duyusal izlerini,
Etrafıma sıkışıp, kendini bırakıyor,
Lehim gibi eriyip damladıkça yakıyor.
Gözlerim kamaşıyor dönüp dönüp gülende,
Eyliyor Leyla gibi kucağıma gelende,
Lav gibi akıp akıp bedenimi delende,
Ekiyor panzehiri bütün kaygılarıma,
Meze oluyor sanki içsel duygularıma.
Daha önce baharım karakışta yaşardı,
Entari giyinirdi, her tarafa taşardı,
Sonra modaya uydu, çılgınlığı başardı,
Edasına iklimi düşmüştü ekvatordan,
Nalı atmış küheylan, hızı aşklı motordan.
Akrostiş
(Gelem; yöre dili)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.