7
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
1514
Okunma
Nasıl başlayacağımı bilemiyorum bu şiire
Yüreğimin kabuğunu nasıl soyacağımı bilemiyorum
Zımparalasam ruhumu, çıkar mı başka bir ruh altında
O zaman akar mı bu şiir, sonranın yatağında
O zaman akar mı bu nehir, tablosundan damlaya damlaya
Haklısınız, herkes en az bir defa nehir olmak ister
Haklısınız çığ gibidir ilk cümle
Büyüye büyüye ilerler şiirin sonuna
Eze eze
Ürküte ürküte
Virgüllere bata bata
Bir acıyı daha mühürlemek için
Bir acıyı daha kayıtlara geçirmek için
Sayfalar tarihimizde
Bir türlü bulamıyorum ilk cümleyi
Oysa ne iyi hatırlıyorum ilk cümlemize aynı anda dokunduklarımı
Bir hayali tam ortasından kesip bölüştüklerimi
Barışıktım hep o zaman düşlerimde
Misler gibi yıkardım hayallerimi
Olmuyor
Ne zor bir bulutu paçasından çekip yere değdirmek
ben çekiyorum, yıldızlar vermiyor beyazı bize lazım diye
Yazıyorum – Siliyorum – Yazıyorum
Elimde küflü bir kevgir
Kirli harfler düşüyor dibime
Düştükçe çoğalıyor dipsizliğim
Aynalar alıyorum – Aynalar satıyorum
Sevişmek fiilini gösteren saatler takıyorum arzularıma
Hiç inmiyor bu şehvet kuşu omzumdan
Nasıl bir bahçe dadandıysa yazgıma
Nefes çiçekleri bir sarmaşık gibi kaplamış düşüncelerimi
Nasıl başlamalı bir ayrılık en başından
Hiçbir ayrılık öğretemedi bana bir şiire nasıl başlayacağımı
Hiçbir gözyaşı öğüt vermedi bana , bir şiirin ilk cümlesinden
Belki de hiç başlamamalıydım bu şiire
En baştan vazgeçmeliydim uzaklarımdan
Avucumdaki tomurcukları açacak sandım ben
Sandım ki ben bu şiire hiç bilmeden başlarsam
Gölgelerimden hiç geçmeyecek beni acıtan benler
Nereden bileyim ben suyun da yıpranacağını
Kendime varamadan bir özneye asılı kalacağımı
Olmuyor
Bulamadım o ilk cümleyi
En iyisi
Bir karanfile sevişme muskası yazmalıyım
Ama unuttum
Unuttum yine
Okuma yazması yoktu ki kalbimin…
Oktay Coşar
5.0
100% (13)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.