1
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1229
Okunma
Mutluluk derlerdi, evvel zaman içinde; adı buymuş.
Kömür karası gözüyle süzülürmüş ya, çeşme başında esmer,
eşarbı, sırma saçlarının bekçisi herdaim,
namusu aşkı, adı; baharmış...
Dedim ya efendim, eskidenmiş çok eskiden...
Diller, destan edermiş eşe, dosta; adı aşkmış...
Beyazlar ala, bir kurdelalarla bulanırmış o zamanlar...
Aşkın adı; aşkmış, sevdanın ki; sevda, yokmuş öyle dalavere !
Bir ömre bedelmiş, bir bakışı yarin,
asırları çürütürmüş bir gülüşü, o esmerin.
Şu ana, bedel mi biçilir efendim ?
Kelimeye kifayeti yasak kılmadı mı o; namusdan bi haber ?
Ele göz koymadı mı ? kaldırım yosması, a dilber ?
Yare söz verip, kir olmadı mı ele, oldu ya; ölüme değer...
Bir çırpıda kör kuyulara atmadı mı yari ?
Zamane aşkı efendim, ölmek mi lazım yani ?
Kiriyle kan olsun toprağa,
ellerin odasına şenlik; kendi gününe zehir olsun sonunda...
Atakan YORULMAZ