2
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1140
Okunma

Zamanın ırmağından daha önce dönebilirdim
Parçalanmış çığlıklar taşıyan rüzgarın türküsünü dinledim
Ağrımı toprağa sağdım da geldim
Bir yarım ay, yıldızlar ve ovalar şahidimdir
Tenhada bir ağıttan doğdum da geldim
Şimdi sana verilecek bir ömrüm daha var
Erteledim ölümü de, ertelenmiş günler gibi
Ruhuma dolanan sırrın ateşini daha önce söndürebilirdim
İçinden vapurlar geçen ormanlarda serinledim
Küllerimi lacivert dünlere döktüm de geldim
Eski zarfın içine katladığım kağıda tenimin rengini söyledim
Düşlerin gümüş penceresinden uçtum da geldim
Şimdi sana verilecek bir ömrüm daha var
Erteledim ölümü de, ertelenmiş düşler gibi
İstenmeden uzatılmış bu firardan daha önce vazgeçebilirdim
Kapıların ve duvarların arkasında yüzümü eskittim
Adımı mermere yazdım da geldim
Bir dalgın göl, karlı bayırlar ve suskun yapraklı meşe duydu sesimi
Yüreğimi gözlerinde dağladım da geldim
Şimdi sana verilecek bir ömrüm daha var
Erteledim ölümü de, ertelenmiş kavuşmalar gibi
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.