1
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
18
Okunma
Dere akar ağır ağır
Yansır dallar suya karşı
İnce söğüt eğmiş başın
Yıkar sessiz sarı saçın
Ufka doğru toz dumanla
Geçer gider yorgun atlar
Hey hey!
Rüzgâr sürer izlerini
Dağ yolları saklar şimdi
Eski savaş türkülerini
Bir yalnız adam düşerken
Karanlığın kıyısına
Bakıp kaldı uzaklardan
Kaybolan nal ışığına
Ses vermedi ardından hiç
İçine gömdü yarasını
Gece iner dere boyu
Susar kuşlar yavaş yavaş
Soğuk rüzgâr omuzunda
Geçmiş yıllar olur sırdaş
Bir zamanlar coşan yollar
Şimdi sessiz şimdi uzak
Hey hey!
Rüzgâr aldı düşlerini
Yıldızlara savurmuştu
Yarım kalan sevdasını
Atlar geçti gölge gibi
Ömrün ince yollarından
Bir gün kaldı hatırası
Solgun yaprak avuçlarda
Salkım söğüt eğilme böyle
Suya düşür gözyaşını
Ağlama ey ince söğüt
Gece duyar iç çekişi
Sabah gelir usul usul
Yeniden doğar güneş
Hey hey!
Rüzgâr taşır uzaklara
Eski zaman hikâyesini…
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.