1
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
3379
Okunma

Beni yedi parçalı beyaz bir örtüye sardılar
Sevenlerim gözyaşları dökerken
Ağıt ve feryatlarla bağrımı yaktılar
Sonra beni tahta bir kutuya koydular
Dur yapmayın dostlar demek istiyordum
Ki o, sırada Beni dört dostun omzuna aldılar
Tabutumun çivileri paslı tahtaları sararmıştı
Belliydi ki benden önce de çok ölü taşımıştı
Feryatlar ruhumu acıtıp bağrımı yakarken
Matemli günümde bile gözerim son kes seni aramıştı
Arayıp ta bulamamıştı
Ruhen bana, sana ve muradımıza ağlamıştı
Oysaki toprakta akmadan önce
Son bakışını Sana delice bakmak için saklamıştı
Derken dost omuzlarıyla naşım kabristana vardı
Yeni kazılmış derin bir mezar vardı
O, derin çukurun etrafında
Çamurlu iki kürek, bir de kazma vardı
Ağlamak istedim, haykırmak istedim
Bu mezar hem çok derin ve dardı
Ne çok sevenim vardı ne çok ağlıyorlardı
Gözlerim mezara girmeden önce
Yene feryatlar arasında
Yene son bir umutla seni arardı
Beni mezara koydular,
Artık toprak altındaydım
Artık dünyaya dâhil her şeyden
Çok ama çok uzaktaydım
Anne babam ve hatta senden bile
Ah be vicdansız, ah be vicdansız
Neden gelmedin
Neden beni son kes görmedin
Neden sende benim için
Bu isyankârın ölüsüne yaş dökmedin
Son kes bu isyankârın
Ölü ve soğuk anlından neden öpmedin
Eğer Bir gün gelirsen
Mezarımı ziyaret et, bir demet gülle
Belki kalkıp boynuna sarılmam
Belki dizlerine baş koyup ağılamam
Belki gözlerim seni görmeyecek
Belki kokunu almayacağım
Ellerimle, ellerine dokunmayacağım
Amma sen yene de susma
Yanımda otur, şiirlerini oku türküler söyle
Çünkü kulaklarım ebediyen sesini unutmayacak
Ölü olmuş olsam bile
BU ŞİİRİMİ HÜZÜNLÜ BİR ŞAKIYLA OKUYUN
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.