1
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1344
Okunma

Gözlerin gibi yanardı
Galata Köprüsünde ışıklar.
Tekneler gülüşün gibi salınırdı her dalgada.
Rüzgar ellerim olur,
gezinirdi saçında.
Martılar ben gibi
dönerdi baş ucunda.
İçine işlerdi denizin soğuğu,
çaycı koşturarak şal getirirdi sırtına.
Karaköy’den Eminönü’ye
donardı bakışlarım.
Bir şal kadar olamadım !
"Şarkılar seni söyler,
dillerde nağme adın..."
Radyoda çalar,
HUYSUZ VE TATLI KADIN.
Masa altında dolanan kedilere bile
benden daha yakın davrandın...
İster çocukça kıskançlık de
istersen çılgınlık.
Ellerini ısıtan çayın buharına bu kızgınlık.
Boğaza bakarken gözlerini daldıran ıssızlık,
çekil aradan!
Terket gözlerindeki işgali de fark etsin,
solundaki sandalyede ona yanan bir aşık...
Gülşen Mavi
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.