20
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
2122
Okunma

resim // Martin Johnson Heade (1819-1904)
dingin bir sabah
gözlerini oğuşturdu güne
yüzünde ayva sarısı, yanaklarında elma kızıllığı…
…..
çırpındı minik serçe
usulca salındı iğde dalının yaprakları
kokusundan mest-i naz oldu, oyalı kelebek
serin serin üfleyen rüzgârın dilinde
tembel bir mırıltı…
güneşin elleri henüz ısınmakta
birazdan dağların eteğinden gümbürtüyle dökülen
çavlanların saçlarına altın teller işleyecek
buz gibi sularda sabah dansının keyfini çıkaracak
gümüş gözlü aynalı sazanlar...
yeşil ovaların gül sinesinde
sarı papatya gerinecek yapraklarını
aniden fırlayacak çırpı kollar bacaklar
tavlanmış topraktan...
kızılımsı patikaları arşınlayacak karıncalar
adımlarında tonlarca ağırlık...
ormanın derinliklerinde
gün usul usul nefeslenirken
yavru ceylanın sekişlerinde ürkeklik
pırıl pırıl akan dereye “günaydın” diyecek
rugandan urbasını giyinen kırmızı gelincik
az sonra tombul bir bal arısını misafirleyecek
cennet kokulu böğründe...
bütün gece hiç durmadan göz kırpan yıldızlar
mahmur gözlerini mühürlerken…
işte doğa böyle “merhaba” diyecek
yeni bir başlangıca…
…..
uzaklarda…
devasa şehirler, karanlığın pelerinini atarken üzerinden
gürültünün vaveylası kopacak ana caddelerde
başı dönecek koşuşturmalardan kirli kaldırımların
üşüşen karmaşanın izleri yapışacak her bir yere
yine de yorgun gönüller vecd ile uyanacak
sabahın körpe ışığından, inadına inadına umut toplamaya…
ayşe uçar
20 temmuz 2011
sabahınilkışıklarındantatlıbirbuseyenigüne…