3
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
2280
Okunma

Dün yine seni konuştuk
hâlâ ilk rüzgârımdın deli deli esen
saçların omuzlarında, çakır keyifli
salınmaların vardı
ağır ağır yürüyordun kaldırımda
bütün yıldızları sana mı yaktı gece?
"Sahibinin sesi" hükmündesin taş plaklarda
kim söz etti ki senden?
incilmiş duygularım bir süs eşyası değil, dönme dolaplarda
dikenlere takılıp yırtıldı gönlümdeki sen,
artık unut beni, ve sakın söyleme kimseye
eski sevdalara hâlâ saz çalmış olduğumu.
Bahar geldi. Duygularım karmakarışık
illa ki arsız bülbülü dilinden mi öpeceğim?
ne güzel kokuyor menekşe bahçeleri
hangi masal anlatır ki böyle sevdaları
şu dünyada, ödenecek bir bedeli olmsa da
sevdaların
çözümsüz bir muammaya dönerdi
ahtapot sevişmelerin gizli ayazları.
Utancın benim, canın cananım
ne kadar isterdim, örgülü saçlarınla oynamayı
kocaman bir kentti dönüp de geldiğim
bırakta, rahatça ağlasın çocukluğum
kolay değil aslında- zamansız bir ayrılığın
kanatlarına kartal uçuşları asmak
artık kullanılmayan köhne bir limanım
kararmış, kırık dökük her yanım
şimdi söyleyin, ben kimim?
Nuri Dağdelen
Özdere- İzmir
5/7/2011
Saat.23.47
5.0
100% (3)