28
Yorum
15
Beğeni
0,0
Puan
2308
Okunma

sancılı bir bekleyişe öykünür
içimin dar sokakları…
akşamları
köşegen bir hüznün etekleri çöker
vişne çürüğü evimin avlusuna
kapı tokmağıma ise yalnızlık…
son perdesi de yırtılır aşkın
gecenin ayazında titreşir
acem kuşları…
uçarak geçtiğim merdivenlerden
her gün bir basamak çöker
her gün bir iz silinir
oysa iğde çiçeklerine tembihlemiştim
geçmişin seceresini sıkı tutun
silinmesin hiçbir iz…
kim dinler beni
iğde ağaçları da vefasız
her esintide içimi yakan kokun da umarsız
kaybolur gider ufukta
ateş kızılı sevdanın kor cıngıları…
düğüm düğüm boğazımda
besleyip büyüttüğüm sözlerim var
kör kargaların gözünü oyduğu
bir türlü doğuramadığım sevinçlerin gölgesinde
ağlatamadığım bulutlar…
seninle ben
ayrılığa yenik kaderlerimizde
karanlığa açılan iki ahşap kapı…
iki ayrı ruhta kıvranan bir can
ölümsüz aşkın kiraz dalları…
şimdi
kalabalıklara terk ettim seni
yalnızlığında gölgeler dokunmasın tenine
geceler bıraktım sana, en koyusundan
saatler boyu tükenmeyen…
suskunluğunda büyüteceğin elgin papatyalar
ve sarışın baldırlı kırlarda
üşüyen kelebekler…
….
unut!
beni sevdiğim
tüm unutulanlar gibi
bir başkası öperken yanağından
istersen gözlerinin dışında tut
istersen yak ! ufalanan gülüşlerimi
ben yine de içeceğim yangın dudağından
aşkın en kırmızısını…
Şiirime güzel sesiyle ve muhteşem yorumuyla can katan Sevgili Arkadaşım BENSENO’ya ve güzel yüreğine sonsuz teşekkürler ederim..Her daim Sevgilerimle..Saygılar........
ayşe uçar
21/ 06 /2011