0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1151
Okunma
son mektup
sensiz bir gün daha bitti
saatler geçti
akşam karanlıgı indi sokağa
ben kaldırım taşlarını göz yaşlarımla ıslatırken
gecenin bir vakti
sen kimbilir nasılsındır küçüğüm
yatağında mışıl mışıl uyuyormusun
yoksa benim gibi geceyarılarında
olmayacak düşlermi kuruyorsun
sen gittiğin gün hatıralar kapımdan içeri girdi
seni sordular gittiğini söyleyemedim
bu aşkın bittiğini söyleyemedim
şu an burda yok gelecek dedim
sordular bana niye masanda içki var diye
sen içki içmezsinki dediler
efkarlandım dedim sıgarayada başlamıssın dediler
kül tablaları yalan söylemiyor bayağı içmişsin
bu gün çok efkarlıyım ondandır dedim
hatıralarıda kandıramadım anlayacagın
gittiğini anladılar
ne olur güneşe söyleyin doğmasın
karanlığa alıştım artık
birde sensizliğe alışsam
nerdeyse bir yıl oluyor gideli
bana bir asır gibi geliyor
senmissin meğer hayatımın gerceği
şu han yoksun işte halim bu
hiç görmedim bir yıldır güneşi görmekte istemem
o güneş benim için artık doğmasın
güneşin doğuşu senin batışı benim olsun
içimdeki şeytana uymak geliyor aklıma
at kendini denize balıklarla arkadaş oL
onlar befasızlık nedir bilmezmiş
işte bu sana son mektupum
postaya atarmıyım bilmiyorum
söz
İZZET DİÇKURT