0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
794
Okunma
KARA KARAYDILAR
Severlerdi beni taşlar, yosun tutmazdı
köyümün çayında,
köprüden geçmez, havalara zıplardım
ondan ona da, düşürmezlerdi
sesler duyardım suyunkinden başka
bakar bakmaz görürdüm,
selam durur, el sallardım
nokta oluncaya dek
gökteki uçaklara
bağırır koşardım, düşer kalkardım,
sevinirdim gördüklerime
ama kan içinde kalırdı ayaklarım
köyümün sokaklarında koştururken,
çatlak, kirli, tırnakları kopmuş parmaklarım
acıtmazdı yüreğim ve beni,
delikanlı yaptılar, aynı çay aynı taşlar,
küçüldüler, sokaklar çoğaldı
büyüdüler çocuklar da yine kan içindeler
kınalanmış parmakları,
kınalamadı parmaklarını taşlar da delmedi
köprüden düşerken başlarını,
bombalar, bombaları atanlar
çayda çimdiğimiz çocuklardan birimi yoksa
kana bulamışlar beni seven taşları
köyümün çayında, sokaklarında
kardeşimdiler, yüreğim kanıyor
kanlar içinde köyüm,
çocuklar,
seke seke yürüyor, kimi artık koşamıyor,
konuşamıyor, lal olmuş,
çay da neredeyse, sesi duyulmuyor
bastırıyor selam durduğum uçaklar,
boşaltıyor, takır takır
kundaklarındaki bombaları,
yağmur gibi
gözleri yaş dolu, öldürmeyin,
öldürmeyin, öldürmeyin…
seslenemiyor yeni yetme çocuklar
sizin arkadaşınız, sizin yoldaşınız
bizim açmamış çiçeklerimiz,
barut kokuyor diye küsmüş dağlar,
ötmüyor kuşlar, küsmüş
istemeden çalınan hücum borusu.
arkadaşımın ağzında
zafer türküsü de çınlatmıyor kulaklarımızı
sesi yok sanki,
titriyor elleri, seslenesim geliyor
titriyor parmakları, beni arıyor
yaşlar içinde gözleri, niye…
Hikmet Yaşin
19 Mayıs 2006
Buca