1
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1193
Okunma
Martı güzeli,
Konmuş da karşı bacaya;
Süzüyor,ateş atıyor ,
Gönlümdeki külü kalmış ocağa .
Bir de kaderini okutuyor,
Deryaların kahini Moralı Hoca’ya...
Ey Martı Güzeli !
Falında ben çıkıyorum ,
Kehanetlerde ben varım.
Gitme uzaklara...
Soğuk ve karanlık gecelerin fenerini ,
Sana , ancak; ben yakarım....
Hey !Akgerdanlı Vakur Prenses !!!
Koy kanadını omzuma ,
Adımı şakı nefes nefes ...
Bu pencereyi senin için açtım.
Hatıralarımın en parlak yayla pınarlarını ,
Aşkında kuruttum ve unuttum...
Şu oynak denizin kahrını ,
Dalgaların bitmez tükenmez tehdidini ,
Uğruna tesbih gibi dizdim , kutsal ahdime .
Haydi bir göz kırp,
Bir de benim için öt...
Kudurmuş denizin dalgalarına,
Kanat verduğun güne selam olsun.
Bozkırlara adım adım saçtığım gençliğime ,
Tütün destesi gibi küflenen ömrüme de selam olsun.
Sen varsın ya karşımda ,
Beni komşu seçip oturmuşsunya yan apartmanın çatısına,
Marmaris’in , Paris’in güzelleri yerinde dursun.
Sen varsın ya karşımda ;
Beni komşu seçip oturmuşsun ya yan apartmanın çatısına ,
Nerde geçti gençliğim ,
Hangi yeşil gözlü sarışın ihanet etti ,
İlk günahı kimin tarlasına ektim ,
Yok önemi sormuyorum, aramıyorum. aldırmıyorum.
Nerde geçti gençliğim ?
Hangi yeşil gözlü dilber namusumu sattı,
Uğruna, hepsini, affettim gitti...
Beni Havvaların aşk batağından senin safbeyazın çekti.
Hiç birini aramıyorum , sormuyorum, umursamıyorum....
5.0
100% (1)