3
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
2083
Okunma
Hüznün yönü bahara dönük…
Yüzünde okyanus izi…
Ve sözlerin sevgili,
Hazarın keskin dili!
Köhne karanlıkların nöbetinde
Açma üstümü giderken
Bırak kalsın kokunun sindiği birkaç anı…
İnceden bir sızı ile İdil nehri şahittir
Yok oluşlara ey kalbimin ağrısı!
Bakma öyle kalabalık oluşuna ruhumun!
Bir oltu bir de demli çay
Ve gözyaşına bahane tütünü kokmuş sigaramla
Yalnızım sevgilim…
Heba edilmiş ömürlerin
Sabaha çıkmış kör ayazlarında
Emanete izah yoktur sevgili!
Kırk yerinden lanet yemişse depremler,
Yine de döndürülebilir mi çocuk bahçesine yürekler?
Hangi suskunluğun üstünü örtmüştür ki renkler
Şefaatinden medet beklerken dünler?
…
Günahlar boynumuzda kalmışsa sevgili,
Suçlu değildir
Öteki olmuş yalnızlıkların tan vakti!
Eğer işgale uğrayacaksa ve
Şuursuzca yaftalanacaksa gitmeler
Urganlara gelsin sessizliğim!
Ben,
Gelişin kadar gidişini dahi severken…
Sen;
Hiçbir masumiyeti tek kurşunla öldüremezsin!
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.