11
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1170
Okunma
Apr,16/04
Hani bilirsin birşeyleri,
İfade de edersin
Ama kavramak için
Bir “şık! ” sesi beklersin.
Hani çakar bir şimşek içinde.
Aynen
Öyle oldu işte.
Dün,
Oturuyorduk
Akşam saati bir kafede.
Hafiften demlenirken,
Koyu bir sohbet ediyorduk.
Derken,
Aniden,
Şık!
Çaktı yani o şimşek
Kavradım
Dilemmayı.
Hani,
Hep çözmeye çalıştık ya,
Günlerce
Gecelerce
Neden
Hep
Kendini bitiriyor
İkili ilişkiler?
Nedenmiş, biliyor musun aşkım,
Dürüst değil kimse kendine!
Anlayamıyordum neden,
Neden,
Hep farklıydı düşüncemden
Ağzımdan çıkan sözler.
Nedenmiş, biliyor musun aşkım, neden,
Çünkü
Kendine bile
İtiraf edilemiyorlarmış!
Saklıyormuşuz onları
Tüllerin ardına,
Hatta bazılarını da
Sarıyormuşuz abalara.
Ondanmış farklılığı
Düşünceyle
Sözlerin
Çünkü tüllerden dolayı
Duyguların
Zaten sana net değil!
Ondandır ki, aşkım,
Ayıp olmasından
Yanlış anlaşılmasından
Karşılık göremeyebileceğinden
Yada farklı diye annenin öğrettiğinden
Biz,
Bizden kaçıyoruz.
Yok sayıyoruz gerçek duygularımızı,
Tüller alıyoruz,
Dikenli teller...
Sarıp sarmalıyoruz onları,
Sonrada
Oturup
Kafa da yorup üstelik
Olması gerekenler arıyoruz.
Aşkım, bundanmış işte,
Ağızdan çıkanla
Gerçeğin aykırılığı
Bu yüzdenmiş
İnsanların ayrılığı!
Gülgün Karaoğlu
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.