11
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
2401
Okunma

Yaşam denen bu kirli oyunda
Bütün kurallara kuralsızlıkla direnerek
Zifiri karanlıklarda kurduğumuz utangaç düşlerden
Gökkuşakları yaratabilme adına
Bildiğimiz tüm hileleri sunuyorduk
Bilmem kaç asır önce boynumuza asılan yasaklara..
En amansız kurallarda
Kuralsızlık oyununu oynamaya çalışsakta
Gel gör ki
Tüm şarkılardan hüzün
Bütün şiirlerden ayrılık biriktiren
Yüreğime kazınmış
Ağırlaştırılmış müebbet yasağımsın benim..
Herşey ertelenecek belki
Yitik olacaktır bu yasakta
Ama
O hasta ve aptal gecelerde
Sımsıkı sarıldığım kokun
Göğsümü parçalayarak içime çektiğim nefesin
Kirpiğimin koruduğu gözlerin
Yüzümü saklayan avuçların
Senin için aktığını bilsende
Gözyaşlarımı kurşunlayan sesin tek gerçeğim olacak..
Keşke hayat bu kadar kibirli olmasaydı
Onu yaşamaya değecek kadar sevdirseydi kendini
Bir çok şey vermişti belki
Ama ikimize verdiği neydi
Aşk mı ayrılık mı
Cevabı olmayan
Ve hep eksik bir yerleri kalan
Binlerce soruya damga vururcasına konulmuş
En savunmasız noktamsın sen..
Karamsarlığımdan usanan
Ve gözlerinin içinde hep gizli bir merakla
Yüzüme bakmayı ve bakışlarıyla yüzümde
En onulmaz yaralar açmayı amaçlayan
Bu kalabalıklarda
Nereye saklayacağımı bilemiyorum bazen seni..
Korkuyorum.!
Küçücük bir çocuğun
Karanlık bir sokakta tek başına kaldığında
Yüreğini titreten korkuyu yaşıyorum
Karanlığı görmemek için sımısıkı yumduğu
Ürkek gözlerinden akan yaşlarda üşüyorum..
Seni
Seni kaybetmenin hastalıklı korkularını,
Acımasız kalabalıkların yüzümde açtığı yaraları
Hayatın bana,sana,hepimize oynadığı kirli oyunları
Ve umutsuz
Ve yorgun
Ve ürkek adımlarımın ardında kalan her bir parçamı
Asırlardır tek sığındığım o sancılı yalnızlığımda saklıyorum..
Bembeyaz tuttuğum kanatlarımı dahi
Kurtaramadığım hayattan
Davacı olmamı sorguluyorsun bazen..
Her şeye rağmen ’’yaşayacak yer var’’ iddialarında
Gönüllü sanık durumunda buluyorum kendimi
Susuyorum
Asırlık susmalarıma yenileri ekleniyor
Sırf cevabını veremeyeceğin sorular sorup
Seni çaresiz bırakmama adına
Susuyorum
Yeryüzünün adaletsizliğinden
Yıldızların bile gökyüzünü ağırlaştırdığı
Akrebin yelkovana küstüğü o saatlerde
Bakışlarımı saplayıp göğe
Susuyorum..
Sonsuz bir ertelenmişliğe
Hüküm giymiş bu sevdanın kapısında
Utana sıkıla yüzüm dökülürken yere
Susuyorum
Tarifsiz yaşanan zulümlerde
Cesaretimi gözlerimle çarparken
Zalimlerin suratına
Dudak kıvrımındaki bir anlık tebessümüne
Tutsak ettiğim sevdamın imkansızlığına bakıp
Yüreksizliğimden utanıp
Susuyorum.!
Ve bil istiyorum;
Yokluğuna asırlarca sığınırım ben
Yanındaki hiçliğime aldırmadan
O hiçliğimin bahtına düşmüşüm
Zavallı etme beni.!
5.0
100% (12)