1
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1462
Okunma
bir seramonidir senin savdan
mor aşkların ferah neşesi
bir tutkudur senin sevdan
dağlarda açan en güzel çiçeğin
yorgun bir dağ menekşesinin kokusu gibi...
şimdi dünyamda yemyeşil nane kokularının yayılmasını
gözlerinin masum tatlılığına borçluyum
ve desem ki
yanaklarımda sımsıcak bir aşk ateşi
bunu ince ince doğan ellerinin tutsaklığına borçluyum
şimdi vakit bir nisan akşamı
özledim her gece olduğu gibi seni , bana inan
kalbinin aynasını bıraktığın an yıklırım ben
aşkının sarhoşluğundandır, ölümsüzlüğüne olan hüsn-ü zan
yine gecenin en mavisinde
hatta en çıkmazında esen rüzgarın baş döndüren adıdır çehren
ve en yağmur tadıdır
sarı kahve saçların
beni rüyalarda yakan bir ay parçasıdır cilven, nazın
unutma sevdamı ben dağlara kazıdım
diyordun bir aralar şakaydı ya belki
aşkımın bedelini mahkemelere soracaktın
bir nisan akşamının en belirgin ışığında sor hakime
cezası olabilir mi sana sevdamın
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.