1
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1502
Okunma

Bereket yağmurlarıyla geldi bahar.
Ceylanlar bıraktı gözlerini ovaya…
Ekinler vazgeçti sarıya çalan renklerinden.
İshak’tan bir çocuk nasıl olabilirdi…
Ve bir adam ağlıyordu hıçkırıklar içinde…
Anlayacak kim kalmıştı derdinden…
Zemzem suları karıştı ırmağına.
Hacer’ in duasından sonra açtı çiçekler.
Denizin dibindeki karanlıklar kadar…
Rahmet yağmurların da eridi ihanetler…
Su yürüdü; kurumuş gövdeli ağaçlarına…
Ve bir adam ayağa kalktı yeniden…
Tanrılar kadar kasları gerilmişti.
Ova’ nın eski adıydı Anatolia…
Kan ter içindeydi koşuyordu pervasızca.
Bakışları güneşin doğduğu yereydi…
Güneşin ziyasından korktu baykuşlar…
Çakallar geceye sığındılar sessizce…
Bir gelin attı kara duvağını üstünden.
Yürüdü güneşe doğru pervasızca…
Ve bir adam kanlı gözyaşlarını bıraktı ovaya…
Bir alev çıktı toprak kokusu nefesinden…
Bir ses yankılandı dağlara doğru…
Ey güneş’in gelini!...
Tut bu adamın ellerinden…
Mehmet DALKANAT
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.