11
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
2173
Okunma

Dünden daha büyük bir sevgi için
Umutsuzca kaybettiğim
Yılların
Geleceğe giden zaman bilirken seni
Bu bahar payımıza düşen yağmurlarda
Geçmişi karanlıklara kilitledim
Yalın ayak sana koşuyorum………..
Umutsuzca kaybettiğim sevdanın
Tozlu yollarında
Ben benden geçerken
Bir elimde âsâ diğerinde bohça
Omzumda heybem
Kuru ekmek dolu
Yorgun bedenimle attığım her adım sen
Sarhoş gecenin görünmezliğinde
Aşkın çöllerinde ben benden geçerken
Issız sokakların yalnız adamıyım şimdi
Çıplak ayaklarımla yürürken sana
Yüreğim, ayaklarım gibi kanar
Yalnızlık arkadaşım’mey
Çatlamış dudaklarımı yakar
Kekremsi dilimde bitmeyen yarım cümleler…
Toprak yağmuru öperken dudaklarında
Sevdaya ayrılık mı? Düşer…
Kanayan bağrımda aşkın rüzgârı eserken
Çatlamış dudaklarımda
Eskiden kalma şarkı nakaratları dolanır
Ey sevdiğim sana kavuşmak için
Son damla gözyaşına düşer
Şairin kaleminde damla damla aşk pişer
Her baharda can çekişirken feryatlarım
Bulutlardan süzülür bir bir ağrılar
Yanar yüreğim alev alev yükselir
Ateş olur közlenir
Yılları ezer dururum bir balyoz gibi
Sen olmayınca
Aşkın kıymeti bilinmezmiş, için için yanmayınca
Geçmişim gözlerimde canlanır
Mekân tutmuş kayaları kopardım yüreğimden
Ah hayalimde İnci gözlerin
Mavi ufuklar gibi
Takati kesilmiş kaderimin
Sana kavuşmaksa bayramı
Her baharda kuru yaprak gibi
Feryatların esiri iken, şimdi keder düşer gözyaşımıza
Kaybolan yılların pervasız zamanlarından
Bahar yağmuru kadar mesafem kaldı
Ellerim titriyor ayaklarım yorgun taşımıyor bedeni
İçimi bir ateş bastı alnım yanıyor
Öteye gitme vakti geldi
Dökülen umutlarımı sen kaldır yerden
Mutluluğu geri al üzüm bağlarından
Ömür diye sunulan nefesin
Zamansız emanetçisiydim;
Yaşadım mı? bilemiyorum; biz hiç yaşamadık ki….
5.0
100% (10)