10
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
4200
Okunma

DAĞ GÜLÜ
Gözlere değmiş yürek yangını bu
Yanar alev gibi
Yalnızlıklar rıhtımında
Kızıl dudaklardan
Sessizce dökülen sevda şarkısı gibi
Ve kar eriğinde ılık nefes akar içime
Isıtan gülüşünle güler yüreğim
Dağlanır sol yanım
Kilitlenir dilim
Dikilir hey hatlar yoluma
Dağlar gülü
Bitap düşer yüreğim
Kundaktaki çocuğun ağıdı’na düşerim
Düğümlenir boğazımda kelimeler
Kirpikten yaşlarım damla damla süzülür
Geçer mi dağlar gülü aşk acısı
Diner mi kanayan yaram
Sustu diler
Güller boynunu eğdi yar
Pınarlar aktı kahverengiden
Sessizce derinden
Bağı çözülen dizlerimin üstüne
Öğle bir ateş düşürdün ki
Unuttuğum bir nefes gibi
Çektim ciğerime
Sessiz çığlıkta bir hava kükremesi
Kalın kaşlarını çelik gibi germiş
Yüzündeki çizgilere hüzünleri doldurmuş
Bilmem hangi zamandan kalma
Acılar içindeydi
Başını döndüren girdabın hıçkırıkları
Boğulan ben
Oysa
Seda’yı duymuyordu
Hafif dalgalı saçları güneşe bakarken
Körfezde bir gün batımı
Mutsuzdu sanki
İçimde gizlediğim yıllarım
Sanki hayata küsmüş
Dağların yaban gülü
Bir ışıktı gözlerime
Gamzeler lodosa yakalanmış bir derya
Kızılelma rengi yanaklar
Rotasını kaybetmiş mavide denizkızı
Bitmeyen gecelerde
Gördüm seni
O deniz gözlüyle
Bitecek mi bilmem bu ıstırap
Havada şimşekler
Can evimde sancılar var
Bir martı ıslığında
Bir kadehte gözlerim buğulandı
Her çizgide yıllarını bırakan
Her satırda vedalaşan
Siyah asfalt beyazları çizen
Boğazımda düğümlenir her kelime
Öksüz kalır gülün yaprağı
Şakıyan bülbül gibi
Başımı döndüren girdap’ta
Hoşça kal dağ gülüm hoş çakal…
5.0
100% (5)