1
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1126
Okunma
Gözlerin ufkumda sönmeyen fener,
Vurduğun her darbe ruhuma siner.
Aşkın ateşinde kaç ömür söner?
Sen gittin gideli can bizar oldu,
Gönül bahçelerim hazanla doldu.
Bir yudum sevdayı çok gördün bana,
Sitemim kalmadı artık zamana.
Sığındım sonunda ulu limana,
Seninle başlayan masal biterken,
Gidiyorum işte, vakit çok erken.
Takvimler döküldü, mevsimler yorgun,
Sessizce akıyor bu kanlı vurgun.
Bakışın içimde sönmeyen yangın,
Zamanın çarkına takıldı ömrüm,
Hasretin elinde yorgun bir kördüm.
Gurbeti içimde taşıdım durdum,
Kimsesiz ruhumu taşlara vurdum.
Ben kendi içimde bir mahşer kurdum,
Kırıldı kanadım, düştüm engine,
Hasretin boyandı matem rengine.
Bir selam gelmedi uzak elinden,
Düşmedim her gece dertli dilinden.
Koptum yaprak gibi ömür dalından,
Güneşi balçıkla sıvadı hüzün,
Gitmiyor aklımdan o mahzun yüzün.
Dağların ardına saklanmış sesin,
İçimde kesilen son bir nefessin.
Sen benim en büyük, en zor hevesin,
Vuslatı mahşere bıraktı zaman,
Vermedi bu sevda bir lahza aman.
Yüce dağ başında kar idim, bittim,
Kendi ateşimde kavruldum gittim.
Ziyan oldu ömrüm, ben neler ettim?
Bir garip yolcuyum ıssız handayım,
Senden hatıra kalan her andayım.
Hasan BELEK
14-07-2007
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.