3
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1358
Okunma
I.
deniz küsünce çakıl taşlarına
bir heyamola türküsü yankılar Yoroz sırtlarından
suların şehveti avuçlarımda
cinnet geçirirken hamsiler ağlarda
sabahın ilk ışıları öper
…..bahtı kara denizin lâl misali dudaklarından
yakamozlar oynaşır deniz fenerleriyle
…..kadim sevdalarla yüzleşir zaman
kader bir düğüm daha atar bahtımıza
II.
uşakların türküsü ciğer delen misali
…..döner durur kırık bir plakta
gözyaşıyla arınır miş’li geçmiş zamanlar…
takalar çekemez hasret yükünü
yavuklusunun düşlerini taşır sırtında
…..sularla söyleşen yağız delikanlı
ben ki martıları şahit tuttum, ezberlettim adını
anladım ki öğrenilmiş çaresizliktir aşk…
..…sunaklarda her birimiz bir kurban…
III.
bir ganita sabahında bulutlar kusar öfkesini
sulara düşer kalbi kırık, sırrı dökük bir ayna
…..bir yetim bakış aynada unutur suretini
kanayan kalbim hüzün biriktirirken
…..küf kokulu akşamın heybesinde
teninin tuzu hâlâ dudaklarımda
tayfalarını açık denizlerde bırak
gönül sularımın güler yüzlü korsanı!...
kullanılmamış bir günün umutlarını devşir de gel…
M.NİHAT MALKOÇ
Not: Bu şiir Bartın Belediyesi Hasan Bayrı Şiir Yarışması’nda(2010) İkincilik Ödülü kazanmıştır.
5.0
100% (3)