1
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
2197
Okunma

Bu şirimde eğitimi biraz eleştirsem de hayatımı olumsuz yönde etkileyen iki kişi geçmektedir. Biri İlkokul öğretmenim Neriman Demirel, diğeri hayatımda tanıdım en güzel kız N.Ö’dür. Öğretmenimden hala nefret etmekte, N.Ö’ye ise artık bir nefretten çok sadece kırgınlık duymaktayım. Gerçekten de en çok sevdğim şey kitap resimlerine bakarken kurduğum hayallerdir.
Çözümsüz problemler bıraktın
Havuz problemlerindeki çaresizliğimi yaşattın
Öğretmenlerin yok etikleri becerilerim gibi
Yok, ettin sevebilme becerimi
Mevsimleri ayırt edemediğim yaşlarda
Güzün, sonbahar olduğunu öğrendiğim zamanlarda
Bilmesem de aşık olduğum bahar resmini,
Anımsatıyor yüzün.
Tek tipleştiren mavi önlükler gibi
Aynılaştırdın bu öyküyü,
İşe yaramayan öyküleşmiş yaşamlara benzettin
Vasıfsız kıldın.
İlkokul hocam kadar nefret ettim senden
Anlamsız yakalarımdan farklı değil, benim için yaşamak.
Ezberlediklerimizden olduğumuz sözlüler gibi
Korktum, sensiz kalmaktan.
Ellerimizi kızartan,
Aslında ölçüm için kullanılması gereken, cetveller gibi
Sen de yardımcı olmak yerine, acı verdin
Ama bu defe ellerime değil…
Çirkin el yazılarım gibi bir geçmiş şimdi ardımda
Ama her şeye rağmen sevebiliyorum seni
Ders anlatırken öğretmenim
Bakıp hayal kurduğum
Kitap resimleri gibi…
Asım BARAN
5.0
100% (1)