1
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1938
Okunma
Gidişinle kanatlandı mı yaşamın?
Perdelerin açıldı mı gökyüzüne
Nefesimin uzanmadığı teninde
Goncalar atçımı şimdi
Gönlünden söküp attınmı
Ektiğin aşk tohumlarını
Kanattın mı sevdanın yarasını
Köprüleri yıkıp suyu avuçladın mı
Karayeller gibi esmeden
İninde tek başına kaldın mı yoksa
Duymazsın söylediklerimi artık
Uzaklardasın artık
Gurbette matkap olur kıvranır yüreğin
Başını dayadığın omzumu terk edip
Mutlu kapılar açtın mı yeniçağa
Ama çırpınışın bile tükendi
Döküldün gazel gibi yaşamdan
Önce kendinden uzaklaştın
Sonra da sevgimden
Unutma ki gelir de geçer bu mevsim
Unutulur her kışın baharı
Sen beni unutamazsın bir ömür boyu
Uzaklarda şimdi rahat uyu
Uç bakıyım tek başına uçabilirsen
Gülsene gözlerime bakmadan gülebilirsen
Dökülse de saçların boynundan
Darağacında bağlanmış yaptıkların
hasretsin gurbette kaval sesine
Mühürlenmiş mektubumu okuyabilirsen
Kılıcınla kestin sevdanının uzamış dalını
Bu yükten kurtul kurtulabilirsen
Uzaklardan haykırsanda gayri
Dehlizin içinden ses gelmez
Güle güle bakmadan gidebilirsen
İzlerini yıllar sonra tanımadan gelebilirsen
Yepyeni çiçekler açtığında anlarsın
Sen sulamadan da yeşerirmiş başaklar
Her yiğit yıkıldığı yerden kalkarken
Sürün sürünebildiğin kadar
Gurbet akşamlarında bir burukluk var
sen verdin kararını kaçmakla
gerçekler bırakmaz iki yakandan kaybolmakla
yüreğimle ,onurun heykelini diktim bu şehre
ben ölünce olsun, çelenk korsun belki de
anlarsın o gün yiğitler kaybetmekle dik kalır
anlarsın sevgiler paylaşıldıkça çoğalır
içinde zindan bir mağaradan başka şimdi
kim kalır kim anlar seni,
sen kendini anlamadın uzaklar anlar şimdi…
Melikşah Selçuklu
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.