8
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
1534
Okunma
başucumda
alıkoydum dost hayalleri
ölüler aleminden çekip aldığım
hayallerimin biri sensin, İrma…
ben bildiğin gibiyim
-anlayacağın-
hesapsız, kitapsız sürdürmekteyim
yaşam denilen muammayı
bıraktım kendimi belirsizliğe
_dünya gibi_
bir boşluktayım
sen
şu köşede ağlayabilirsin
“Ne olacak insanlığın hali?” dediğimde
farkındasın değişimin
sancılıyız devrimsel sarsıntılarla
“Tektonik Çağ” diyorlar adına
ki
bu çağ püskürecek beni
püskürecek
kusacak hayallerimi ve yaşadığım ne varsa.
sarstık eksenini kanlı ellerle okşayarak
midesini bulandırdık alemin
kendime yönelik
korkularım da karışıyor aklıma
ah… bu aşk arsızı hayaletler peşimde
_sevgiyle düzülmüş_
güya hayatlar biriktiriyor belleğim
her şey kabusa dönüşüyor
teslim beyazı çekiyorum hayata
kabullenmiyor
tasallutundayım geçmişin
önden saldırıyor
anılar…
dişlerini gösteren ölüme
koşar adım uyurken
yönsüz darbeler alıyorum
İçimde bir yer acıyor…
ne olacak benim bu hallerim
(sen ağlamaya devam et İrma.)
korkularım olana değil
olacaklara dair.
zaman yani…
dürülüp büküldüğünde
bir şark halısı zarafetiyle
ipeksi yumuşaklıkta olmayacak düşüşüm
ayaklarının dibine…
Tanrım!
birileri geleceğime dair bir şeyler tasarlamış
“Lütfen, beni tekrar var etme!”
simsiyah, iri gözbebekleri
ceylan gözlü bir huri olmak istemiyorum!
yarım beyinli birilerinin tasarımındaki cennette yer almak için
( Ki duysa Manukyan, dudakları uçuklardı hasetten)
beni var etme!
iyisi mi sen bana bırak cennetimi.
ben uydururum kendime bir şeyler…
şimdi
sen şu köşede ağla, İrma
ben başka bir konu bulayım
_ağlamaya değer_
içinde insan olmasın
sedef kandemir- 2007
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.