2
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
914
Okunma

Eyvallah
Gözlerin Kız Kulesi kadar yalnızken
Sözlerin İstanbul kadar sessizken
Ve her bakışın bir İstanbul akşamını hatırlatırken
Açma gözlerini ki depremler olmasın yüreğimde..
Gözlerini her gördüğünde gözlerim
Hüznün gölgesinde yağmurlar yağıyor yüreğime
Ve hayatı yaşamak geliyor içimden
Boğazda martıları seyretmek
Çamlıca’da çay içmek geçiyor aklımdan.
Dalgalar inadına anımsatırken gözlerini
Yağmurlar inadına sen gibi yağarken
Ve her rüzgar hemsefil yüreğime eserken
Ağlamak geçiyor içimden gözyaşlarımı biriktirerek.
Ve meçhulden yürürken yeni bir dünyaya
Mevsimlere bağışlıyorum tutuksuz yargıladığım aşkları
Yüreğimin kıyısında kalmış gözyaşlarımla
Ve ellerimin arasında yok olan sevdalarımla
Akşama meydan okuyan kaldırımlarda
Seni sensiz akşamlardan sensiz sabahlara adıyorum..
Kurumuş bir çınar yaprağı gibiyim bu günlerde
Korkuyorum meçhule düşmekten
Meçhulden şehirlere gitmekten.
Denizlere adayacağım bugün biriktirdiğim sabır taşlarını
Dalgalara vereceğim içimdeki bütün yalnızlıkları
Ve denizler ne kadar kızgınsa da
Gün batımını izleyeceğim akşam üzerileri.
Kendime gelmekten çekinmediğim sonbaharlarda
Ömrümün baharını unutup kışını yaşamanın hüznü var yüreğimde.
Benliğimle sığamadığım dünyaya
Günahlarımla nasıl sığacağımın telaşı var..
Zamanın bir sonbahardan ibaret olduğunu düşünmemiştim.
Ve gülmenin bir anlık heves olduğunu fark etmemiştim.
Yağmurları hiç böyle sevmemiştim en azından.
Seni akşamı rüzgarı ve sensizliği böylesine yaşamamıştım..
Ve şimdi güz yağmurlarında kaldırımlara düşen yapraklar kadar yalnızım.
Ömrümün nisan yağmurlarını aşkımın son baharını düşlüyorum arda kalanlarla.
Işıksız semtlerin alacakaranlığından
Aşka Rüzgara İstanbul’a Yağmura ve Sonbahara gözlerinin ışığıyla
Eyvallah diyorum en içten.
Eyvallah…Eyvallah…
5.0
100% (2)