1
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
770
Okunma
İşte geldik, hoş eyledik.
Gamı kederi boş eyledik.
Ağladığımız günü coş eyledik.
Bir garip haldir: Şu beyhude günlerim.
Gün olurda: İnsanlık kuruşa düşer mola,
Aynı bağda gardaşım elmi ola,
Haysiyet boğulmuş zevk-i sefalarda.
Riyalarla yaşadığım: Şu beyhude günlerim.
Hayatıma hicran eker elkızı; Anamdan başka kim, gözyaşı döker.
Manasız lakırdılar da günler meçhule döner.
Bu hallere, abdalım bakıp da sinesini döver.
Aşkın içinde aşksız kaldığım: Şu beyhude günlerim.
Bugün geçti, hayal dolu yarınlara aşinayım.
Hasretim, kanımda dolaşan canlara; Nasıl varayım.
Yaşamaktayım biçare, başka ne yapayım.
Beni anlatmayan şu gaddar günlerim.
Mahmut’ a nasıl anlatayım sizleri?
Kalemim küser, yazsam kötüyü, kötü şeyleri.
Gideceğim cehennemden mahşere, yalan gerisi.
Beni bilmeyen şu beyhude günlerim!
03,12,2004
Mahmut Enes YÜCEL
5.0
100% (1)