1
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
1279
Okunma

mutluluğuma mutsuzluk taşıma
sırmalı çıkınındaki aşkınla
kurt ulumaları ürkütmesin
aç keseni, sun
yıldızları örtü ederek üstümüze
dağ başındaki vurgun sevdayı...
uzun, dolambaçlı, keçi yolunda
unutulan iki yürek olsun sonumuz
bizi yollara düşüren
yolumuza iz olan
çıkınındaki o düşümüz o...lsun...
bir yılan gibi dolanan yola
uçurumları inat et
en heyelan tonunu doğanın
aç çıkınını, koy önümüze
çıkar yazgımızı, o tükenmeyen sabrımızı...
dayanarak bedenlerimize
tutuşarak ellerimizle
çıkınındaki erzağı
dilimizdeki yasak ıslıkları da
düşürmeden, düşmeden
vurup sırtımıza taşıyalım
uzun ve soluksuz
pusuya yatmış
gündüzün bağrına...
çökelim, gölgelenmiş bir kayaya
bedenimizdeki sızlayan, iltihaplı bir yaraya
bağdaşlara saralım yorgunluğumuzu
sil şimdi, buharlaşan terini ellerimle
aç çıkınını, gülümse
yarınımızın tebessüm umudunu...
idareli kullanarak
bir tütün saralım
tiryaki eden dudaklarının ıslaklığıyla
yak şimdi
gizlenerek avucumda
yüreğimize saplanan
o tutku ateşiyle...
tut elimden yürüyelim
yolumuz sislenir şimdi geceye
bir ıslık tutturalım birlikte
kurt ulumaları belki son bulur
katalım adımlarımıza bir ritim
dolunay türkümüzü korur
kadim zamana yanık bir hava düşer
oluruz o zaman bir şark-ı rivayet
cırcır böceği yönümüze yoldaş durur
bir öncü gibi, tizleşen sesiyle elbet...
düşlerle sonsuzluğa ulaşmak için
yorgunluğumuzu yatıralım geceye
elini uzat, tut yıldızları
topla çıkınına, biriktirerek
dokuz gün devirelim
dokuz gece sayalım
kapat gözlerimizi
bir dilek tutarak açalım
açalım çıkınındaki yıldızlaşan müjdeyi
işte şimdi üstümüzü örtsün o gökyüzü...
ay gider, oyun bozar
yıldızlar küser, yere düşer
sabahın bir vakti
güne dururken doğa
uyanalım en çocuksu sevincimizle
tuttuğumuz düşleri bana anlat
çıkınını aç, yıldızları azad et
koy sevgiyi çıkınından toprağa
yeşersin, meyvelensin bahara
sevgimiz tokluğumuz olsun...
bir su akar
gelinlik yanından
durgunluğuna hüznü kataraktan
elin olsun dudaklarımıza suyu sunan
yüzümüzü serinletip, gözümüzü aydınlatan
aç şimdi çıkını, çıkar
bir özlem, bir hasret
yürüyüşümüz olsun...
yanımıza ceylanları alalım
dağ keçilerini, geyikleri
yeşeren yanıyla döngüye
insana küskün bitkileri
aç çıkınını, çıkar
dile sararmış, bitkilere mahçup özrümüzü
su gibi aziz olsun dostluğumuz
yeşersin o zaman kökleri sevincimizin...
tırmanalım dağı
ceylan gözü mazlumluğuyla
domuz sürüsü bir gavurdur zaten
af ola!
en aykırı yanıyla
kartal kanadı yaklaşacak elbet bıçak kanadıyla
usanmadan çıkalım en doruğa
doruklaşan yürüyüşümüzde
çek o atmosferi içine
yay göğsüne, genişlesin
bedenin bedenime titreyerek değsin
kızarsın, utansın yüzün birden
çıkınından benim için
bir öpücük kondur yüzüne...
kanamalı bir yara ayaklarımız
kabuk tutmaz
tekrarlanıp bedende, düşer yaraya
suyu çürüterek sızlatır
basıldığında tuzu bile utandırır
coğrafyası yok bu yolculuğun
zamanı yitik
geçmişten savrulup
geleceğe uzanan
çıkınındaki sallanan bir yalnızlıktı
karanlık, yamalı ve esrik...
bir keyif sigarası tadında
sere serpe uzanmış düz ova
tepesinde dolanan güneş ile
çağırgan bir edayla bize gülümser
savurma saçlarını bekle
akıtma bedenini dur
aç gör
sineme kurşun
çıkınına yapışkan olmuş
tetikteki o ihaneti...
KARALAMACA YAZGILAR KİTABINDAN.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.