5
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1824
Okunma

Soruyordun
Bahar, işte
Her zerreme sinen bahar kokusu
Az önce sordum kokan toprağa
Kalbim hangi çiçeğe bağlandı
Hangi makamda çözüldü
Mimozaların dibinde gölgelendi özgürlüğüm
Bir Ege yeliyim, saçlarını okşadıkça
Ben aşkı iyi bilen bir şairim,kimselerin bilmediği bir giz;
Kısık bir gemici feneri görünüyor uzaklardan
(Sabahın inceliğinde uyanan bir çocuk sesi)
Bir buluta tutunmuş... mehtap geceye hazırlanıyor
Sorgulu düşlerle beklediğim bahar
Penceremin camında konaklansın isterdim.
Sokağımda bir çam ağacı
Dallarında şakıyan kuş cilvesi
Esti rüzgâr serin serin örselendi yüreğim
Öyle dağıldım ki ay, silkindi, yıldızlar kaydı kınından
Bir masal gibi usulca akıyor zman,
Mevsimlerde sakladığım, gül kokusu ellerin
Şimdi,
Güneşi demliyor küçük siyah gözlerim.
Denizlerden geçip özlenen bir akşam üstü’ydün
Uzakları aşıp gelen kayıp mavi
Mehtaplı bir gecenin haziranısın birden
Dalgalara kaptırmak istemiyorum gözlerini
Sızar yüreğimden bir acı olarak
Bilsen ne zor hasretini bastırırken göğsüme
Yani o hüzün yüklü hazirandan
Nuri Dağdelen
Özdre-İzmir
27. 3. 2010
Saat 23.7
5.0
100% (1)