13
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1566
Okunma
*Doksanüç Harbi
Onlar yalınayakla, ne yollar eskittiler...
Ne karda üşüdüler, ne güneşte yandılar.
Bu cennet vatan için gece gündüz gittiler,
Ne zorluklara göğüs, gererek dayandılar...
Eri silâhı kapmış, peygamber ocağında.
Kendisi taze gelin, bebeği kucağında...
Durur mu Nene Hatun, elleri nacağında
Budaktan sakınmayan, akıla ziyandılar! ..
Aziziye Tabyası önünde azgın sütun,
Attı canını öne, çünkü bu dava oytun.
Yıktı yere Moskofu, bir kadın Nene Hatun,
Geç anladı düşmanlar, kaçarken yan yan dılar!
Sızdı hâin Ermeni, dost görünüp doğradı!
Arkadan Rus ordusu bu tabyaya uğradı,
Durur mu hiç Dadaşım, tırpan elde seğridi,
Yoktu elde avuçta, anadan üryandılar...
Doksanüç harbi dendi, girilen bu savaşa!
Çok çetin mücâdele, kan damlıyordu aşa...
Arkada Nene Hatun, en önde Muhtar Paşa,
Kahramanlıkta hepsi, takdîre şâyandılar...
Ne kutsal bir vatan bu, her karışı ter ve kan! ..
Ne güzel insan bunlar, vatan için sebil can.
Ne imanlı kul bunlar, din için ölüm cânân
Rızaen Lillâh için, gözleri giryândılar...
Öyle bir aşktı ki o, can vermek sanki ödül.
Şimdi hepsinin göğsü, rengârenk dopdolu gül.
Goncalarda meneviş, dalında şeydâ bülbül,
Onlar zaferden sonra, cennette uyandılar...
Antalya-2010/1
TDK:
oytun: kutsal, mübarek, beğenilen güzel yer.
üryan: çıplak, yoksul
şayan: münasip, layık, yaraşır
giryan: gözyaşı döken, ağlayan.
Halil Şakir Taşçıoğlu
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.