6
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1798
Okunma

Sis
Düşsel bir buhar gibi
Kulelerini zaptetmiş İstanbulun
Her yer krizantem açmış bir mezar sanki
Bu hüzünlü kentte misafir olunur ancak.
Sis
Avucuma nemini bırakan sevişken bir kadın kadar uysal
Uzak bloklarda ki oda ışıkları eşliğinde
Sis içiyor sis giyiyorum
Mezarlıklardaki işe yaramaz ateşler gibi ışıldıyor hayalin
Ve sen sessizce yanımdan geçiyorsun
Ayakların çıplak
Ökçesiz
Çorapsız
Sandaletsiz
Sisin ıslaklığı yalıyor yanağımı
Bir sarhoş sürüsü ilerde nara atıyor
Sis seni beni ve dünyayı ele geçiriyor
İstanbul
Yeniden yorgun ve gizemli bir yaşamla doluyor
Havanın sıcaklığı arttıkça artıyor
önce seni yitiriyorum
Sonra bir çavlanda
Yutmak için ağzını açmış uçuruma yuvarlanıyorum
Bana gelme kendine gel
Yüzünü dön ve sise doğru yüz.
22.02.2010 Ümraniye
5.0
100% (1)